Pozitif dusunmek



Düşüncelerin pozitif olsun, çünkü düşüncelerin sözlerin olur. Sözlerin pozitif olsun, çünkü sözlerin davranışların olur. Davranışların pozitif olsun, çünkü davranışların alışkanlıkların olur. Alışkanlıkların pozitif olsun, çünkü alışkanlıkların değerlerin olur. Değerlerin pozitif olsun, çünkü değerlerin kaderin olur.”
(Gandhi)



Su bir gercektir ki, her birimiz tum yasam deneyimlerinden %100 sorumluyuzdur. Farkimiza varmamiz gereken en buyuk gerceklik ise" Aklinizda olan her dusunce gelecegimizi olusturur " Bundan dolayidirki, dusuncelerimizi gelistirmek bir manada hayatimizi zenginlestirmektir ve mutluluga erismemizde bu cok onemli rol oynamaktadir. Ornegin insanlar icin en buyuk mutsuzluk kaynaklarindan biri "yeterince iyi degilim" diye dusunmektir · Bu sadece bir dusuncedir ve dusunce degistirilebilir. Kendinizi gercekten sevdiginiz zaman hayatimiz her yonuyle duzene girer. Olumlu degisimlerin anahtari simdi ve burada kendimizi onaylamak ve kabul etmektir Yapilan arastirmalar gostermistirki hastaliklarimizin yaraticisi biziz.· Kendi hakkimizda dusunduklerimiz kendi gerceklerimizdir.


 Her birimiz dusunce ve duygularimizla kendi yasam deneyimlerimizin yaraticisiyiz. Dusuncelerimiz ve sozcuklerimiz ile deneyimlerimizi yaratmaktayiz.


Düşünceler Güçtür: Zihnimizin kendisini oluşturan yetenek ve bilinç boyutlarını kullanarak düşünce üretebilmektedir. Zihnimizin her hangi bir konuda düşünce üretebilmesi için, o konuda bilinç boyutuna sahip (bilinçli) olması ve belirli bir süre (zaman) boyunca o konuya odaklanması gerekir. Zihnimizin düşünce üretebilmek için zamana gereksinimi vardır, yani doğru şeyler düşünerek ve doğru kararlar vererek eyleme (davranışa) geçebilmek için zamana gereksinim duyarız.

Fiziksel bir gücü işe dönüştürmek için de zamana gereksinim vardır. Matematiksel olarak, Enerji = İş = Güç x Zaman olarak tanımlanır. Yani, gücün kullanıldığı zaman boyunca yaptığı iş, işi yapmak için harcanan enerjiye eşittir. Örneğin, 1 kilowatt gücündeki elektrikli ısıtıcı iki saat boyunca kullanıldığı zaman, 1 kilowatt x 2 saat = 2 kilowatt-saat elektrik enerjisi harcamış veya ısı enerjisi üretmiş veya ısıtma işi yapmış olur. Elektrik faturaları evimizde harcadığımız (kullandığımız) elektrik enerjisi tutarını gösterir, yani elektrik gücünü kullandığımız süre boyunca harcadığımız elektrik enerjisine para öderiz. 

Örneğin, yürürken bacak kaslarımızın gücünü, otomobil sürerken benzinin yanarken oluşturduğu motor gücünü gideceğimiz yol boyunca kullanırız. Ne kadar hızlı yürürsek kas gücümüzün o kadar kısa sürede tükendiği fark ederiz (yorulduğumuzu hissederiz). Daha uzun mesafeli yürüyüş yapabilmemiz için kas gücümüzü daha uzun süre kullanmamız (daha yavaş yürümemiz veya kaslarımızı güçlendirmemiz) gerekir.

Kaslarımız fiziksel güce sahip olduğu gibi, zihnimiz de düşünce gücüne sahiptirdüşünce gücünü eyleme (davranışa-işe-enerjiye) dönüştürmek için zamana gereksinim duyarız. 

Düşünce gücü ile iş yapanların beyni yorulur, fizik gücü ile iş yapanların kasları yorulur. Fiziksel gücümüzü dinlenerek (oturarak veya yatarak), düşünce gücümüzü ise uyuyarak (düşünmeyerek) veya zihnimizi farklı düşüncelere odaklayarak (müzik dinleyerek, meditasyon yaparak) tekrar toparlayabiliriz. Düşünce veya kas gücümüzü tekrar oluşturmak için de zaman gerekmektedir.

Duygular Enerjidir: Bir yerden bir yere gitmek için kas veya motor gücünü belirli bir süre kullanmak zorundayız, bu süre boyunca kullandığımız gücü, enerji olarak harcamış veya hareket etme işi yaparak kullanmış oluruz. Yani, hareket etmek enerji harcamak veya iş yapmaktır veya yol almaktır. (Matematiksel olarak, harcanan enerji ve yapılan iş, kas veya motor gücünün oluşturduğu kuvvet ile alınan yolun çarpımına eşittir: Enerji = İş = Kuvvet x Yol). 

Duygunun İngilizce karşılığı e-motion’dur. Türkçe olarak duygu hareket enerjisi anlamına gelir, hareket (kinetik) enerjisi, hareket edilen süre boyunca harcanır ve yol almış veya iş yapmış oluruz. Yani, hareket enerjisi harcanırken aynı zamanda iş yapmaktadır. Duygularımız hareket eden enerjilerdir, yani iş yapmak için duyguların zamana ihtiyacı yoktur. Çünkü hareket enerjisi varsa, zaten o anda iş (eylem) yapılmaktadır.

Sonuç olarak, duygu enerji olduğu için beynimiz her hangi bir duyguyu hisseder hissetmez harekete (eyleme) geçmektedirDüşünce ise güç olduğu için harekete (eyleme) geçmek için zamana gereksinim duymaktayız. Duygular dörtnala koşan atlar gibidir; bu atları sadece düşünce gücümüz ile dizginleyebiliriz. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

NLP

Bambu Ağacı-Basarı Uzerine

Hayatimizdaki Civiler